Demokrasi Demokrasi

Demokrasi kelimesini o kadar çok duymaya başladık ki anlamını yitirdi gitti beynimde.

Çocukken cumhuriyet nedir diye sorup dururlardı. İyi bir şeydir derdik anlamını falan da bilmezdik !

İkiside işi halka dayıyor. Yönetim halkın elinde ise Cumhuriyet veya demokrasi oluyor.

İlkokulda Cumhuriyet şimdi de Demokrasi.

Bunların bana bir faydası varsa iyi bir şeydir. Bunların babaanneme ve onun torunlarına faydası varsa iyi bir şeydir. Bunlar benim çocuklarımı mesut edecekse iyi bir şeydir.

Bunlar bana yazı kışı tad alarak yaşatacaksa iyi bir şeydir.

Aksi takdirde değildir.

Yukarıda saydıklarımı ne sağlıyorsa o iyi bir şeydir.

Bunları bir padişahda sağlayabilir. Bunları bir kominist liderde sağlayabilir. Bunları bir dini ulemada sağlayabilir.

Sütü bozuk olmayan içinde efendilik bulunan yaşamaktan bir şekilde keyf alan bir iradesi olup bir hedefi olan her lider bunları her hangi bir sistemi kullanarak sağlayabilir.

İş demokraside falan değil. Başına koyduğun üç beş adamda kadında...

Bu ülke Özal' a kadar kominizme benzeyen adı Cumhuriyet olan Demokratik kuralları benimsediğini söyleyen bir sistemle yönetilirdi.

Özal' la başlayan değişim bu güne kadar geldi. Değişiyoruz ama demokrat falan değiliz. Eskiden de değildik hala da değiliz.

Eskiden hiç değildik şimdi en azından halkın isteklerine boyun eğeceğini söyleyen iradelerimiz var. İşte bu demokrasiye 2 milim kadar yaklaştığımızı gösteren bir belirti.

Ama irade dediğini yapmamaya karar verirse bunu bir kılıfa sokup halkı ikna ederse - ki bazen bu mecburiyette olabilir - bir yaptırımı yok.

Bunu engelleyen doğal bir mekanizma yok.

Solcunun, sağcının, fanatik milliyetçinin, dindarın, kitapla işi olmayanın, yani tüm halkın ; Kalplerine sinmiş bir güvence yok.

O zaman demokrasi falan gelmedi daha. Gelsin isteyen var mı ? Ben istemiyorum. Umurumda değil.

Büyükçe bir kitlenin de değil bence. Başta sevdikleri kalplerine hitap eden bir lider olsun yeterli.

Sevgi pıtırcığı kedinin köpeğin hakkının korunduğu dul ve yetimin saçı bitmedik sabinin bir gram hakkı yense gözüne uyku girmeyen bir demokrasinin bu topraklarda işi hiç olmamalı bence.

Hakkaniyetli adil ama asla demokrat olmayan yönetim biçimi ne ise o gelsin.

Zaten onun gibi bir şeyle yönetiliyoruz şu an.

Sonra ne olacak ?

Allah kerim.

Gelir bir Türk büyüğü daha o zamana. . .

Yönetim biçimi ne olursa olsun dünyanın her yerinde bulunan güç odakları etkilemeyecek mi senin yaşam biçimini refahını cebindeki paranı evindeki sıcaklığını çocuğunun gelecekteki hayatını ?

Ölüp giden Aylan bebek demokrasisiyle ünlü toplulukların egoistliği bencilliği yüzünden mi öldü yoksa kendi ülkesinin demokrasi ile yönetilmeyişinden mi öldü ?

Son 10 yılda ölen bütün çocukların yüzde kaçı demokrasi eksikliğinden öldü ? Yüzde doksanı yaşadıkları ülke demokrat olsa da ölecekti veya yüzde doksanı demokrasi aşığı ülkelerin gazabından kendini kurtarmayı asla başaramayacaktı !

Bunun petrolle parayla falan da çok yoğun bir ilgisi yok. Akılla var oluşla ego ile daha çok ilgisi var. Akıllı hain insanlar temiz kalpli fazla dürüst insanları yok eder bu bir doğa kuralıdır ile daha çok ilgisi var.

Bu çocukları ne demokrasi ne de sessiz kalıp kaderine razı olup dünyanın gözüne batmamak kurtarabilirdi . Onları kurtarabilecek tek şey kendilerine kalkan eli kırmak olabilirdi.

Babaları dedeleri bunu yapsaydı belki yaşarlardı. Botlarla demokrasiye gitmeye çalışmak yerine . . . .

Blogda Oku





                               Google + da Paylaş Tweetle

Para kazanma ve girişimcilikten ulaşılan farklı bir nokta.   Farkındalık, komedi, edebiyat, 
kanunlar,  iş tecrübeleri, hayat hikayeleri ve daha bir çok sürükleyici konu.