Kanepenin Kıymetini Bil Sabırlı Ol Kanepenin Kıymetini Bil !

Sabırlı Ol !

Bir tamirci düşünün.

Vergisi algısı yok. Başkasının dükkanında tamircilik yapan biri. tahsilatı kendisi yapıyor. Düzenli kayıt tutuyor.

Hangi gün kime ne iş yaptığı kaç para aldığı bunun ne kadarını kendi cebine ayırıp ne kadarını dükkana bıraktığını yazıyor.

Her gün cebine 200 lira para kalıyor ortalama. Para elinde.

Parayı almadan iş yapmıyor. Kimsenin de kalbini kırmıyor. Bir hikaye yazıp parayı alıyor sonra işi yapıyor. İnsanlar memnun.

Günde 200 lira ortalama. Masraflar hariç net kar. sabah 10 tezgah başı akşam 17 tornavidayı bırakıyor. Doğru eve çocukların hanımın yanına. Kesin prensipler var. . .

Çeyrek altın 30 lira civarında. Her akşam eve gitmeden önce 2 ya da 3 altın alıyor. Çeyrek.

Ayda yaklaşık 70 çeyrek altın almış oluyor. Pazarları asla çalışmıyor ama bu durumu hafta içi bir gün fazladan iş yaparak telafi etmeyi ihmal etmiyor.

Tamircinin tamir etttiği cihazları muhitinde tamir edebilen kimseler yok. Bu yüzden piyasası iyi.

Ayda 70 çeyreği biriktirebildiği gibi günlük ihtiyaçlarını da karşılayabilecek kadar cebine para kalıyor.

Örneğin günde 100 lira ortalama. Ayda 2500-3000 lira eder. Süper para. Mesai sabah 10 akşam 17 pazarlar tam gün tatil. Tamircilik iyi müşteriler mesut.

Şimdi bu tamirci iki yıl böyle çalışmış olsa ayda 70 çeyrekten 24 X 70 = 1680 çeyrek sahibi olur. Ayrıca ayda 2000 liranın yani 65 çeyrek parası kadar bir parayı da kazanıp keyfine bakmış oluyor.

Haftada iki gün dışarıda yemek yer. Sinemaya gider. Pizza Hot veya Mc Donald's da da çocuklarına kısıtlama getirmez. Yazın da 3 veya 5 yıldızlı otellerde 5 er 10 ar günlük tatillere korkmadan gider. Evine alacağı yeni bir baza veya çocuk odası takımında korkmadan seçim yapar, perdelerini yenileyebilir hatta yeni bir arabanın taksidine korkmadan girebilir.

Neden ? Çünkü ayda 2000 liradan fazla bir nakit para akacak ayrıca kenara koyduğu en az 1500 adet çeyrek altını var, ve iş aynı şekilde sürüyor.

Şimdi bu kaliteli ve başarılı tamirciye bir dükkan açtıralım. İşi büyütsün artık. Hakketti . . .

Bakalım eline ne kalacak ?

Kira 1000 lira, her ay var. Dükkan içine masraf 5-6 bin lira tek seferlik ama geri dönmeyecek. Hava parası 4-5 bin lira geri dönmeyecek. Hava parasına feci şekilde karşı ama ne yapalım dükkanın yeri pek uygun mecburen verilecek. Showroom a mal. 25-30 bin lira. İnşallah satılır. 50-60 bin lira da olabilirdi. Sonuçta yeni dükkan açılıyor. Atölyemiz düzgün olsun masrafı 5-6 bin lira. elemanlar rahat etsin nasılsa müşterimiz var. Elektrik 150-200 lira aylık. Tabelamız ışıklı. Belediyeye ayda 90 lira. Adsl hattı ayda ortalama 60 lira. Sebile su ayda 10 damacana 45-50 lira. Şanımız var sudan mı çekineceğiz ? Dükkan sahibi yapmamış o kadar masraf ettik iki panel radyatör de biz taktırıverelim üşümektense . . .

Sonuç boyası badanası ilk kuruluş bu tamirci 35-40 bin lirasını harcar farkında bile olmadan. Mal ve dekorasyona en ince hesapla ister istemez.

İki eleman ona en azından ayada 3000 liraya patlar. Sigortalı nizami. Gene de yaranamaz elemana. Oysa eskiden iş başına 10 - 20 lira attığı elemanlar ayda ona 700-800 liraya geliyordu ve hepsi de çok menundu hayatından bu yoklukta günlük cebimize para giriyor diye.

Kılı tüyü bu dükkanın aylık 4000-5000 lira masrafı oluşur.

Koca dükkan mutlu müşteriler herhalde kazandıracaktır. Yeni işlere de girer ama ; Ayda 20 bin ciro yapmaya başlar ama nedense mutluluk gittikçe uzaklaşmakta ne belediye ne vergi dairesi ne de çalıştığı bankalar memnun olamamaktadır.

Bayilikler alır ama kotayı doldurmak ne de zordur.

Dükkanı sabah sekizde açar akşam 23-24 lere kadar bizat elemanlarla beraber çalışır. Gene de tatmin olmaz. Bu arada koca dükkan diyen bankalar , telefon şirketleri (Türkcell, Vodofone, Avea) peşindedir. çek defteri verelim, uygun hatlar açalım diyerek. Tedarikçi firmalar mal tedariği konusunda feci şekilde öününü açmaktadırlar. bir telefon edin biz size mal yollayalım diyerek. Kargo şirketleri hakeza.

Ama bu tamirciye büyük esnafsın sen diyen o kadar insan varken nedense bir türlü banka hesabı bir türlü kabaramamaktadır. Harcamalar gününde ve hatta saatinde ödenmek zorunda iken alacaklar nedense hep gününde olmamaktadır. Saatinde olmayı hiç telaffuz bile etmemekteyiz zaten. Müşteri velinimet ya . . .

Elektrik, su, doğalgaz, korgo ücreti, kira, telefon, işçi ücreti, mal bedeli tam gününde ödenir ödenmezse cezai işlemler uygulanırken alacaklar hayatta hiç bir zaman gününde gelmediği gibi bazen hiç gelmediği de olmaktadır. Bir senedi işleme koymak ne büyük ayıptır. Diğer esnaf arkadaşları bile bu tamirciyi ayıplar o zaman.

Tamirci bunalır.

Bırakın altın biriktirmeyi cebine bir şey kalmamaktadır. Ayda 20bin ciro yaparak çevresinde mutlu bir topluluk yaratmıştır. Dükkan sahibi, elemanlar, çalışılan bir kaç banka, mal tedarikcileri ve devlet baba. Kuruluş sırasında saygılarını kazandığı bayacı badanacı ve emlakcı . . .

Ama nedense bu mutluluğun bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu hissetmenin acı tebessümü tamircinin içini kemirmektedir.

Zaten çeyrek altın da 3 senede 100 lirayı geçmiş durumdadır.

Tamirci çocuklarını özler. Dükkanı kapatır.

Masrafsız altın biriktirmenin daha karlı olduğuna kanaat getirir.

Sizin işiniz nasıl ?

Bu yazı ve gelen cevaplar için tıklayın





                               Google + da Paylaş Tweetle

Para kazanma ve girişimcilikten ulaşılan farklı bir nokta.   Farkındalık, komedi, edebiyat, 
kanunlar,  iş tecrübeleri, hayat hikayeleri ve daha bir çok sürükleyici konu.